PENİS HASTALIKLARI VE CİNSEL FONKSİYON BOZUKLUKLARI

PENİS HASTALIKLARI VE CİNSEL FONKSİYON BOZUKLUKLARI

Cinsel istek(Libido) azalması neden olur? Ne yapmalıyım?

Cinsel istek(Libido) azalması hemen her erkeğin hayatının bir döneminde yaşadığı bir durum olarak göze çarpmakta. Birçok sebep arasında ilk sırada olan ve en çok suçlanan ve bir çeşit makina yorgunluğuna sebep olan yaşlanma ve buna bağlı etkilerdir. Geçici ve kısa sürede görülen libido azalması ile bana başvuran hastaları takip ederim, başlangıçta herhangi bir tedavi ihtiyacı uygulamam. Fakat süre uzarsa mutlaka ayrıntılı bir inceleme ve genel sağlık kontrolü yaparım.

Cinsel istek, testosteron hormonu seviyesine bağlı olmakla beraber, kontrol beyindeki üst bölgeler tarafından yapılır. Buna bağlı olarak beynimizi olumsuz etkileyen psikolojik stres cinsel isteğimizi kontrol eden beyindeki merkezleri etkileyerek libidomuzu düşürebilir.

Cinsel isteksizliği olan kişi zaman zaman da olsa ilişkiye girebilecek kadar ereksiyon oluyorsa ve meni miktarı normalse genelde psikolojik veya partner problemi düşünürüm. Hemen arkasından da diyabet, damar sertliği ve yüksek kolesterol gibi genel sağlık problemlerini araştırırım.

Cinsel istekte azalma sebepleri ne olabilir?
Psikolojik faktörler, partner ile problem ve diğerleri… Hepinizin sebepleri görüp aklınızda bulunması için tam listeyi aşağıya bırakıyorum:
Cinsel istek azalmasının sebepleri:
i. Sigara ve alkol
ii. Stres
iii. Depresyon
iv. Anksiyete
v. Uyku problemleri ve az uyuma
vi. Dengesiz beslenme
vii. Fiziksel düşkünlük ve hareket eksikliği
viii. Düşük testesteron ve hormon problemleri
ix. Kronik hastalıklar(Diabet, Kalp damar rahatsızlıkları, Gut, Hipertansiyon vb)
Bazı hastalarda tüm bu sebeplerden birkaçı kombine olarak görülebilir. Bu nedenle hastanın çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Tabii tek başına en sık görülen sebep genelde düşük testosteron seviyeleridir. Tedavide sebep neyse onu düzeltmeye yönelik tedbirler alırım!

İmpotans (iktidarsızlık) nedir? Neden görülür?
İmpotans yani iktidarsızlık, dünyada kabul edilmiş ortak bir tanımı olmasına rağmen halk arasında sıklıkla yanlış veya eksik bilinen bir kavram. Global bir tanım olarak impotans yani iktidarsızlık, ereksiyon kaybı ile karakterize ve cinsel birleşme başlatmaya ve/veya sürdürmeye yeterli olacak penis ereksiyonu olmaması olarak tarif edilir.

Organik mi? Psikolojik mi?
Bir kişi iktidarsızlık veya ereksiyon problemi ile muayenehaneme gelince ilk önce iki ana durumu ayırt etmek isterim. Ereksiyon kaybında organik bir sebep var mı? Yok mu? Eğer organik bir sebep tespit edemezsem, sonra işin psikolojik ve sosyal altyapısını çözmeye çalışırım.

Psikolojik iktidarsızlık, yeni evlenenlerde sıklıkla gözlenir ve geçicidir. Ani yaşanan stres ve psikolojik problemler, partner kaybı, boşanma gibi durumlarda da ortaya çıkabilir.

İktidarsızlık(İmpotans) partnere ve sosyal durumlara göre değişiklik de gösterebilir. En sık gördüğüm örnek bir partnerle ereksiyon sorunu yaşamazken diğer bir partnerle problem olmasıdır. Bu durumda hastama, kendiliğinden olan sabah ereksiyonlarını ve mastürbasyon ile olan ereksiyonu sorarım. Bu durumlarda ereksiyon olması bana iktidarsızlığın psikolojik kaynaklı olduğunu düşündürür. Ereksiyon kaybı genç erkeklerde (45 yaş altı) genelde psikojenik kaynaklı iken, daha ileri yaşlarda damarsal problemler ve sistemik hastalıklara bağlı olmakta.

Penis problem yaşıyorsa kalp de problem yaşar!

3 sene önce bana başvuran 60 yaşında bir hastamın hikayesini tabii ki isim vermeden paylaşmak isterim. Bana eşinin zorlaması ile başvurduğunda “Daha önce hiç doktora gittniz mi” diye sorduğumda “Hiç doktora gitmem, çok sağlıklıyım, hiç şikayetim yok” demişti. Bana geliş sebebi ise yaşadığı ereksiyon problemi nedeni ile eşinin endişe etmesi ve başka bir problem de olabileceği şüphesi idi. Hanımefendi aslında endişesinde haklıydı. Zaten kadınlar sağlık konusunda biz erkeklerden çok daha rasyonel ve mantıklı hareket ederler! Zira bu hastamızda da ayrıntılı muayene ve tetkikler sonrası ereksiyon probleminin çok daha genel bir sorunun bir yansıması olduğunu saptadım. Damar sertliği!

Damar sertliği gibi hastalıklar ereksiyon problemi yaşayan hastalarda sıklıkla ve %40-50 oranında görülür ve kalp hastalıkları belirti vermeden ereksiyon problemi ortaya çıkabilir. Mikro damar içeren penis, kalp, göz ve böbrek gibi organlar damar sertliği (Ateroskleroz) hastalığında ilk önce etkilenir. Hastamızı hemen kalp bölümüne sevk ettim. Ve çıkan sonuç karşısında hastamız şok oldu. Ciddi bir kalp damar tıkanıklığı vardı ve hemen anjiyo olmazsa her an enfaktüs geçirip hayatını kaybedebilirdi. Tabii gerekli müdahale ile kalbine stentler takıldı. Bir kaç hafta sonra hastam beni ofisimde ziyarete geldiğinde hem hasta sağlığına kavuştu için mutluydu hem de ben hastamın hayatına dokunabildiğim için mutluydum. İşte bu gibi durumlar için doktor olmamış mıydım zaten! Hastanın ereksiyon ile ilgili durumunu ise kalp doktoru ile ortak bir program dahilinde düzelttik. Şu anda hastamın her açıdan sağlıklı ve mutlu!

Ereksiyon bozukluğuna yol açan problemler
A- Damarsal problemler
1- Ateroskleroz (damar sertliği)
2- Diyabet
3- Kolesterol yüksekliği
4- Sigara
5- Pelvik veya Retroperitoneal cerrahi/radyoterapi sonrası
B- Nörolojik problemler
Sinir Sistemi
i. Tümör
ii. Omurilik travma yada hastalığı
iii. İnme
iv. Dejeneratif hastalıklar (MS, Parkinson,vb.)
v. Sinir hasarı ile giden hastalıklar(polinöropati)
C- Anatomik/Yapısal Mikropenis ve Peyronie hastalığı vb
D- Hormonal problemler testosteron, tiroid vb.
E- Travma
1- Pelvik, kalça kemik kırığı
2- Penis kırılması
F- İlaç Kullanımı Antidepresan ve psikiyatrik ilaçlar, Hipertansiyon ilaçları, Hormon ilaçları, Alkol ve madde kullanımı
G- Psikoloji
1- Genel Tip (uyarılma bozukluğu, seksüel mahremiyet hastalığı)
2- Durumsal Tip (partner ile veya performans ile, yada stres ile ilişkili…)

Bu ilaçları sürekli kullanıyorsanız! Ereksiyon problemi yaşayabilirsiniz! Doktorunuza acilen danışınız!

Yaşlısı, genci hangi yaştan olursa olsun, ereksiyon problemi ile gelen hastalarımda ilk sorduğum sorulardan biri “Hangi ilaçları kullanıyorsunuz?” olur. Bazen sadece ilaçları keserek veya başka grup ilaç ile değiştirerek bile tedavi mümkün olur. Hastalarım bu kadar kolaylıkla tekrar normal cinsel hayatlarına kavuşunca çok şaşırırlar. Ama aslında bazen hayat bu kadar basittir! Lütfen ihmal etmeyin! Aşağıda cinsel fonksiyonlarınızı bozabilecek ilaç gruplarını sıraladım! Vakit ayırıp göz atmanız faydalı olabilir! Tabii doktorunuza danışınız her grup ilaç aynı olmaz!
· İdrar söktürücüler
· Bazı Prostat ilaçları
· Hipertansiyon ve kalp ilaçları ilaçlarından bazıları
· Sakinleştiriciler, antidepresanlar ve antipsikotikler gibi psikolojik tedavide kullanılan bazı ilaçlar:
· Bazı mide koruyucu ilaçlar
· Östrojen ve kortizon vb. Hormon ilaçları
· Kemoterapi ilaçları
· Bazı ağrı kesiciler

Ereksiyon azaldı. Ne anlama gelir? Ne yapmalıyım?

Bu durum başka ciddi bir hastalığın göstergesi olabilir! İhmal edilmez!
Özellikle 50 yaş üstü olan ve muayenehaneme ereksiyon problemi ile başvuran 3 hastadan birinde ciddi kalp damar problemleri ve buna bağlı ciddi sistemik hastalıklar bulunur! Çok sayıda hastamda sinsi ve belirti vermemiş kalp damar tıkanıklığını fark etmiş ve ihtimal kalp krizi ve ölümcül durumları önlemiş olabilirim. Nasıl mı? Çok basit bir yöntemle! Ereksiyon problemi ile gelen hastalarımı kalp doktorumuz ile beraber değerlendirerek! Aslında bu durumu anlamak çok da zor değil. Neden mi? Çünkü hem penis hem kalp mikrodamar sistemi ile çalışır. Peniste damar tıkanıklığı mikrodamarları tıkarsa kalptekileri de tıkaması normal ve anlaşılır bir mekanizma aslında. Peki ereksiyon probleminin sadece penis ile ilgili mi olduğun veya altta yatan ve araştırılması gereken ciddi bir problem olup olmadığını nasıl anlarız? Hastadaki risk faktörlerini sorgulayarak tabii ki.

Aşağıda sayacağım risk faktörleriniz varsa, ereksiyon problemi başladı ise bu durum ciddi bir kalp damar tıkanıklığının göstergesi olabilir! Acilen doktora başvurunuz!
· Uzun süreli sigara ve alkol kullanımı
· Diabet
· Yüksek kolesterol
· Yüksek tansiyon
· Obezite-Fazla kilo
· Düşük testosteron
Ereksiyon problemi yaşayan kişilere ve partnerlerine en önemli mesajım, ereksiyon probleminin sadece penis ile ilgili olmadığı çoğunlukla vücudun genel sağlığı ile ilgili yukarıda saydığım risk faktörlerinin sebep olduğu problemlerin yansıması olduğunu unutmamak gerektiğidir. Doğru kan testleri ve klinik değerlendirme ile bir çok kişide ereksiyon problemi tedavisi zor değildir.

Ereksiyon problemi tedavisi nasıl olmalı
Yaşam stili değişikliği ve risk faktörü düzenlemesi
Hastaya ve partnerine eğitim ve danışmanlık verilmesi
Mavi hap ve benzerleri(PDE5 İnhibitörleri)
İğne-enjeksiyon tedavileri
Şok dalga ve benzeri tedaviler(ESWT vb)
Ameliyat(Penis protez)

Ereksiyon probleminiz varsa vücudunuz size alarm veriyordur!
Ereksiyon probleminiz varsa vücudunuz size alarm veriyor olabilir ve vücudunuzda bir yerlerde bir problem aramak en doğru yaklaşım olacaktır. Bu durumda dönüp kendinize bakınız ve neleri yanlış yaptığınıza ve neleri düzeltmeniz gerektiğine karar verip bu risk faktörlerini düzeltmeniz gerekir Ya haddinden fazla kilo almışsınızdır ve insülin direnci gelişmiştir, ya da tansiyon veya kolesterolünüz yükselmiştir. Tedavide yaşam tarzı değişiklikleri ve risk faktörlerinin düzeltilmesi öncelikli olmalıdır. Sigara ve alkolü kesmekle başlayabiliriz öncelikle. Günde 10 bin adım düzenli olarak yürümek de damar sisteminize iyi gelecek, dolaşımı düzeltecek ve tansiyonu düzenleyecektir. Bu durum da penis giden kan akımını daha iyi bir seviyeye ulaştıracaktır.

Hormonal nedenli ereksiyon problemi
Kadınların birçoğunun başının belası hormonal problemler erkeklerde daha az sıklıkla görülür. Erkekte hormonal bozukluklar arasında testosteron hormonunun düşük olduğu durumlar en çok görülen hormonla bozukluklardandır. Çalışmalar gösteriyor ki 45 yaş üstündeki erkeklerin kanlarını alıp testosteron seviyelerine bakarsanız %40’ında düşük testosteron saptıyorsunuz! Neredeyse erkeklerin yarısı! Çok yüksek değil mi! Evet yüksek ama size iyi bir haberim var bu düşüklüğe rağmen ciddi ereksiyon problemi yaşayanların oranı çok daha gerilerde(%8-10) Bazen testosteron normalken vücuttaki diğer hormonlara (prolaktin, tiorid vs.) ait problemler cinsel fonksiyonları bozabilir. Bu durumda ek hormon tetkikleri isterim ve sonuçlara göre tedavi veririm.

Testosteron salgısında azalma ve sonuç olarak kanda testosteron eksikliği ya testisteki bir problemden ya da beyinde testisi kontrol eden üst mercilerdeki (beyinde hipofiz ve hipotalamus bölgeleri) bozukluklar neden ile olabilir ve bozukluğun nereden kaynaklandığını ayırt etmek tedaviyi yönlendirmek açısından belirleyicidir.
Belki bu yazıyı okurken testosteron düşük olma durumunun sadece cinsel fonksiyonu etkilediğini düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz! Testosteron azlığı gelişmesi sonucunda hayatın ilerleyen dönemlerinde kısırlık ve sperm azlığı, cinsel fonksiyon azalması, kas ve kemiklerde erime hatta osteoporoz ve yağ metabolizmasında bozulma ve sonuçta yağlanma ve hafızada azalma benzeri beyin fonksiyonlarında azalma görülebilir. Yani aslında testosteron eksikliği, kadını erkekten ayıran ve erkeği erkek yapan tüm özellikleri etkiler.

Erkeklerde testosteron tedavisi nasıl olmalı?
Andropoz her erkekte farklı yaşlarda ve uzunlukta süren dönemlerde olabilir. Bu nedenle erkeklerde testosteron yerine koyma tedavisi kadınlardan biraz daha geç keşfedilmiş ve halen bile bilinmeyenleri olan bir konudur. 1935’te kimyasal olarak testosteron üretimi mümkün olmuş ve yaşlanan erkeklerde oluşan problemleri geri döndürmek için testosteron tedavisi 1944 yılında ilk defa ortaya konmuştur.
2000li yıllarda bir çok çalışma ile standartları belirlenen andropozlu yaşlanan erkeklerde testosteron yerine koyma tedavisinin amaçlarını şöyle sıralayabilirim:
· Cinsel istekte normalleşme,
· Ereksiyon fonksiyonunda iyileşme,
· Kas gücünde artış,
· Santral yağlanmada(Göbek bölgesi) azalma,
· Kemik yoğunluğunda artış(osteoporozda azalma),
· Beyin ve hafıza (kognitif) fonksiyonlarında iyileşme,
· Fiziksel performansta iyileşme ve
· Hayat kalitesinde iyileşme sağlamak

Testosteron tedavisi ağızdan hap olarak, cilt üstüne jel olarak veya kas içine yapılan iğne olarak uygulanabilir. Hafif orta dereceli testosteron yetmezliklerinde cilde jel uygulama yeterli iken, şiddetli yetersizlikte kas içine enjeksiyon testosteron tedavisini daha çok tercih etmekteyim. Prostat kanseri öyküsü veya riski olan ve idrar ile ilgili prostat benzeri şikayetleri olanlarda testosteron tedavisi hastalıkları artırabileceğinden önerilmez. Doktorunuza danışmanızı öneririm! Ayrıca kalp damar sisteminde sorununuz varsa ve ciddi hipertansiyon varsa testosteron tedavisi tartışmalıdır, mutlaka doktorunuz ile ayrıntılı konuşunuz!

Kas içine yapılan iğne formundaki uzun etkili testosteron tedavileri uyku apnesi olanlarda kullanılmaz. Testosteron tedavisi alıyorsanız doktorunuzun aksine bir yönlendirmesi yoksa mutlaka 3 ila 6 ay aralıklarla kontrollerinizin yapılmasını öneririm. Zira kontrolsüz alınan testosteron hormon seviyelerini yükseltmek yerine tam tersi etki yapabilir ve testosteron seviyelerini düşürebilir ve ereksiyon probleminim tedavi edelim derken sorunu derinleştirebilir. kaş yapalım derken göz çıkarabiliriz

Ereksiyon hapları nasıl etki eder? Hapı yutar yutmaz ereksiyon olur mu?
Ereksiyon probleminde 2021 itibarı ile tıbbi tedavide ilk seçenek ağızdan alınan bu tür haplar olmalıdır. Bu ilaçlar (mavi ilaç ve diğerleri) penis damarlarını açarak içine kan dolmasını ve bu sayede ereksiyon kalitesini artırmayı hedefler. Bu haplar damarları nasıl açar? Damar çeperlerinde bulunan Fosfodiesteraz tip 5(PDE5) dediğimiz bir kapıyı(reseptör) kapatarak düz kas hücrelerini gevşetir ve bu sayede penis içindeki damarlarda genişleme yapar. Tabii bu etkinin başlaması için, cinsel aktivitenin başlaması veya en azından zihinde oluşması gerekir. Cinsel uyarılma olmadan bu grup ilaç durduk yere ereksiyon yapmaz. Korkmayın ilacı alınca tüm gün ereksiyon ile dolaşmazsınız! Bu ilaçlar cinsel uyarı ile ortaya çıkan maddeler (nitrik oksit) varlığında etki göstermeye başlar yoksa pasif durumda kalır.

İlaçlar nasıl kullanılmalı? İlacı içtiğimde ereksiyon hemen başlar mı?
Her ilaç herkeste kullanılabilir mi?
Bu haplardan ideal seviyede fayda sağlamak için mutlaka cinsel uyarılma olmalıdır. Cinsel uyarılma olmazsa kendiliğinden etki gösterip durduk yerde ereksiyon yapmazlar. Bir cinsel uyarılma ve sonrasında cinsel birliktelik başladığında ereksiyon oluşacaktır. İlaçlar genelde günün her saati alınabilir fakat emilimi olumsuz etkilememesi için dolu mide tercih edilmez. Portakal, limon ve greyfurt suyu içerseniz bu içecekler karaciğer enzimlerini meşgul edip ilacın vücuttan atılımını geciktirir ve bu sayede daha uzun süre etkisi devam eder. Ama dikkat özellikle karaciğer probleminiz varsa yan etki gösterebilir.

Ereksiyon hapları ciddi kalp ve hipertansiyon hastalarında kullanılmamalıdır. Kalp hastalığı ve tansiyon hafif-orta derecede ise kalp doktorundan izin alınarak kullanılabilir. Dil altı kalp ilaçları ile etkileşime girecekleri için beraber alınamamalıdır. İyi huylu prostat büyümesi ilaçları(alfa blokör ilaçlar) alanlar dikkatli olmalı. Ereksiyon için kullanılan mavi hap ve benzeri hapları (PDE5 inhibitörleri) düşük doz almalı ve prostat ilacından en az 4 saat sonra almalılar. Bazı ilaçlar birlikte kullanımı önerilmez. Mesela Alfa-bloker ile vardenafil etken maddeli ereksiyon ilacı ile kullanımı önerilmemektedir. Tadalafil etken maddeli hap, tamsulosin etken maddeli dışındaki prostat büyümesi ilacı (alfa-blokerleri) alan hastalarda alınması sakıncalıdır. Gördüğünüz gibi her ilaç her hastada kullanılamaz ve çok ciddi problemler ile karşılaşabilirsiniz. Sonuç olarak kafanıza göre eczaneye gidip veya internetten sipariş verip ereksiyon hapı alırsanız yüksek ihtimal ciddi bir problem yaşarsınız hatta bu sorunlar geri dönüşsüz olabilir. Mutlaka doktorunuza danışınız.

Mavi hapın yeni yeni kullanıldığı, rakibinin olmadığı ve olur olmaz herkesin kullandığı ilk yıllardı. O zaman 38 yaşında olan bir arkadaşım aradı ve ciddi cinsel fonksiyon eksikliği olduğunu söyledi. Yaptığımız tetkikler sonucunda mavi hap- sidenafil 100 mg almasının uygun olduğuna karar verdik. Mavi hap ilaç özelliği gereği ilişkiden bir süre önce(1-2 saat) alınması gerekiyordu ve etkisi 6 saat kadar bekleniyordu. Ertesi gün sabah telaşla arkadaşım aradı ve ilacı aldıktan 3-4 saat sonra gecenin ilerleyen saatlerinde her şeyi mavi renkte gördüğünü ve insanları da mavi gördüğünü söyledi. Adeta meşhur çizgi filmde olduğu gibi “Şirinler” dünyasına girmişti. Tabii bu durum o kadar da sempatik değildi. Zira nadir de olsa mavi hap görme problemleri yaratabilir ve hatta her şeyi mavi görme etkisi oluşturabilirdi. Arkadaşımın yapılan göz muayenesi normaldi ve kısa sürede bu yan etki geçmişti. Ama öylesine bir psikolojik etki yaratmıştı ki uzun süre bu ilaçları alamayacağına emindim!

Peki cinsel performans haplarının yan etkileri nelerdir? Sizler için en sık görülen yan etkileri sıralayım:

  • Başağrısı (%7-16),
    · Mide Ekşimesi(Dispepsi) (%4-10),
    · Sıcak Basması (%4-10),
    · Kas Ağrısı, Sırt Ağrısı (%0-3),
    · Burun Tıkanıklığı (%3-4) Ve
    · Görme Rahatsızlığı (%0-3) olarak sıralanabilir.
    Sildenafil ve vardenafil alanlarda sıcak basması ile yeşil-mavi görme gibi yan etkiler daha fazla görülürken, tadalafil ile sırt ağrısı/myalji görülebilir. Bu yan etkiler zaman içinde azalırken yan etki nedeni ile tedaviyi bırakma oranları çok düşüktür.

    Ereksiyon hapı alanlar kalp krizi geçiriyor (mu)?

Eminim hepiniz duymuşsunuzdur. Özellikle medyatik ve ünlü kişilerin kalp krizi geçirmeleri ve ölümlerinin ereksiyon hapından dolayı olduğu konuşulur sıklıkla. Gerçekten de bu haplar kalp krizi geçirip ölüme sebep olabilir mi?

Bunu iki ayrı hasta grubu için farklı anlatmama gerekir:
1. Daha önce hiç kalp rahatsızlığı olmayan erkeklerde böyle bir risk yoktur. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki bu grup hastada ilaçlar kalp krizi riskini artırmıyor.
2. Son 1 yılda kalp krizi(enfarktüs), ciddi hipertansiyon atağı veya kalp ritim problemi geçirenlerde ve ciddi göz problemi(retinitis pigmentosa) ve ciddi karaciğer yetmezliği yaşayan erkeklerde bu ilaçların kullanılması risk yaratabilir.

Devamlı ilaç kullanımını kimlerde öneriyorum? Zararı olur mu?
2008 de uzun etkili ilaçların çıkması sürekli ilaç kullanımını gündeme getirmiştir. Bu sayede “ihtiyaç halinde” kullanımın stresinden kurtulmak mümkün olmuştur. Sürekli düşük doz ve günlük ilaç (tadalafil) kullanımı, planlı cinsel aktiviteden ziyade spontan cinsel aktiviteyi veya sık cinsel aktiviteyi tercih eden kişiler için ihtiyaç halinde kullanılan tedaviye alternatif olmuştur. Yıllar içinde yapılan çalışmalarda yan etki profili de iyi olarak tespit edilince, “sürekli kullanım” benim de hastalarımda en sık tercih ettiğim kullanım şekli olmakta. Bu kullanım şekli ile zamanlama endişesi ortadan kalkmakta ve psikolojik baskı olmamaktadır.

Penis rehabilitasyonu nedir?
Sürekli düşük doz ve uzun etkili ereksiyon artırıcı ilaç kullanımı bir çok hasta grubu için araştırılmış ve zamanla “penis rehabilitasyonu” olarak tanımlanmıştır. Bunun sebebi uzun süre ve sürekli kullanılan tadalafil etken maddeli ilacın penis damar fonksiyonunda (endotel fonksiyonu) olumlu ve kalıcı etki yaptığının ispat edilmesi idi. “İhtiyaç halinde” kullanım şeklinin böyle bir kalıcı etkisi bulunamamıştı. Ben özellikle prostat kanseri nedeni ile ameliyat olmuş ve sonrasında problem yaşayan hastalarda, diabete bağlı ereksiyon kaybı yaşayanlarda ve nörolojik problem nedeni ile ereksiyon kaybı yaşayan hastalarımda uzun süreli(birkaç yıl) “penis rehabilitasyonu” yapıyorum. Penis rehabilitasyonu prostat hastalarında bir taşla iki kuş vurmak” gibi bir etki yaratarak hem ereksiyonu düzeltmekte hem de idrar problemlerine iyi gelmektedir.