Prostat Kanseri ve Büyümesi

Parmakla inceleme tarih mi oluyor?

Erkeklerin korkulu rüyası Parmakla prostat muayenesi tarih mi oluyor?
Prostat check up nasıl yapılmalı? Prostat kanserinde erken teşhis mümkün mü?

Prostat kontrolleri 45 yaşını geçmiş her erkekte, şikayeti olmasa dahi, yılda bir kere PSA(kan tahlili) ve parmakla muayene ile yapılmaktadır. Bu muayene olası kötü huylu prostat büyümesini erken teşhis etme amacı güder. Bununla birlikte parmakla muayene teknik olarak rektal(makattan) yolla yapıldığı için bir çok erkek tarafından tercih edilmemekte ve sadece bu nedenle checkup(kontrol) için doktora gitmesini engelleyen bir faktör olmaktadır.

Bununla birlikte teknolojideki gelişmelere paralel olarak parmakla incelemenin yerini alması muhtemel tanı yöntemleri keşfedilektedir. Bunlardan en yenisi Esomed yöntemi olarak göze çarpmaktadır. Bu teknikte radyofrekans dalgaları kullanılarak olası kötü huylu prostat büyümesinın erken teşhisi hedeflenmektedir. 400 hastadan fazla bir grupla yapılan ilk çalışmasında %90 üstünde bir başarı gösterdiği saptanmıştır. Bu hastalardan bir çoğunda da parmakla incelemeye gerek olmadığı saptanmıştır. Türkiye’de de ilk kez tarafımdan şu anda bir çalışma yürütülmekte olup sonuçlar en kısa sürede tarafımca paylaşılacaktır. Bununla birlikte, bu teknik sayesinde özellikle checkup hastalarının önemli bir kısmında parmakla inceleme yapılmadan kontrol yapmak ve prostat kanserinde erken teşhis mümkün olacak gibi görünmektedir.[/vc_column_text][/vc_column][vc_column][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text]

Prostat kanseri tedavisi nasıl yapılmalı?

Erken teşhis hayat kurtarır!

Prostat kanseri tedavisi birçok açıdan çok önemlidir. Tabii ki ilk amaç kanseri ortadan kaldırmaktır. Bununla birlikte idrar kaçırmadan ve cinsel hayatı devam ettirecek en uygun tedaviyi seçmek yaşam kalitesi açısından dikkat edilecek noktalardır.

Erken yakalanan kanserlerde neredeyse tam tedavi-kür mümkün iken, metastatik yani yayılmış kanserlerde bu mümkün olamamaktadır. Bu nedenle 50 yaşından sonra her erkeğin şikayeti olmasa bile PSA(kan tahlili) ve muayene ile yıllık kontrollerini yaptırması hayati öneme sahiptir.

Erken evre prostat kanserinde hangi tedaviler uygulanabilir?

  1. Aktif izlem
  2. Ameliyat: Radikal prostatektomi (Açık, laparoskopik veya robotik)
  3. Radyoterapi(Işın tedavisi) ve brakiterapi
  4. Fokal tedaviler:Kryoterapi, HIFU

Aktif izlem çok erken yakalanmış çok küçük ve düşük dereceli tümörlerde bu konuda tecrübeli merkezlerde uygulanabilir. A.B.D’nde %30 lara varan oranda uygulanmaktadır. Çok dikkatli takip gerektirir.

Bu tedaviler arasında kanser kontrolü açısından en başarılısı ameliyattır. Bununla birlikte iyi merkezlerde  %5lere varan idrar kaçırma riski vardır. Cinsel fonksiyonların bozulması ise sinirlerin korunmasına rağmen %30-50 arasında görülmektedir. Işın tedavisi ise kanser kontrolü açısından ameliyata yakın sonuçları olmakla beraber cinsel fonksiyon ve idrar problemleri yine görülebilmektedir. Son yıllarda tüm prostattın çıkarılması veya ışınlanması yerine sadece tümörlü bölgenin tedavisi(fokal tedavi) gündemdedir. Henüz ameliyata ciddi bir rakip olmamakla beraber uygun hastalarda ve deneyimli merkezlerde gelecek vaad eden bir tedavi şeklidir.

Sonuç olarak; prostat kanserinde başarılı tedavi alternatifleri mevcuttur. TÜMÖRSÜZ, UZUN VE SAĞLIKLI BİR HAYAT MÜMKÜNDÜR. En önemli nokta HASTAYA ÖZGÜ  bir tedavinin deneyimli bir merkezde ve deneyimli bir hekim ile yapılmasıdır.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text]

Prostat kanserinde ameliyatsız çözüm var mı?

Prostat kanserinde tedaviler arasında kanser kontrolü açısından en başarılısı ameliyattır. Bununla birlikte iyi merkezlerde  %5’lere varan idrar kaçırma riski vardır. Cinsel fonksiyonların bozulması ise sinirlerin korunmasına rağmen %30-50 arasında görülmektedir. Işın tedavisi ise kanser kontrolü açısından ameliyata yakın sonuçları olmakla beraber cinsel fonksiyon ve idrar problemleri yine görülebilmektedir. Son yıllarda tüm prostatın çıkarılması veya ışınlanması yerine sadece tümörlü bölgenin tedavisi(fokal tedavi) gündemdedir. Özellikle High Intensity Focused Ultason (HIFU) yöntemi ülkemizde de uygulanmaktadır.  Ultrason dalgalarının prostat içine odaklanması ile kanser hücrelerini yok etme prensibine dayanmaktadır. Henüz ameliyat kadar uzun takipleri olmamakla beraber uygun hastalarda ve deneyimli merkezlerde gelecek vaad eden bir tedavi şeklidir. İdrar kaçırma ve cinsel fonksiyonlar açısından avantaj ağlayabileceği bildirilmektedir.

Sonuç olarak; prostat kanserinde ameliyat dışı başarılı tedavi alternatifleri mevcuttur. TÜMÖRSÜZ, UZUN VE SAĞLIKLI BİR HAYAT MÜMKÜNDÜR. En önemli nokta HASTAYA ÖZGÜ  bir tedavinin deneyimli bir merkezde ve deneyimli bir hekim ile yapılmasıdır.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text]

Prostat kontrolü nasıl yapılmalı?

Prostat her erkeğin korkulu rüyasıdır. Aslında üremeye yardımcı bir organ olarak prostat her erkekte bulunmaktadır. Halk arasında “prostat oldum” “prostat başlangıcı” gibi tabirler ise genelde yaşlanma ile beraber gelişen ve prostat büyümesini gösterebilen idrar şikayetlerini tariflemektedir. Prostat, normalde bir ceviz büyüklüğünde olmakla beraber 40lı yaşlarda büyüyerek bir mandalina hatta portakal büyüklüğüne ulaşabilir. İdrar yolu tam ortasında yer aldığı için sıklıkla gece idrara çıkma, sık sık idrara çıkma, idrarda yanma, tam boşaltamama gibi idrar yakınmalarına sebep olabilir.  BPH (İyi huylu prostat büyümesi) hemen her erkekte olmaktadır. Fakat bazı durumlarda özellikle prostatın kabuk kısmında tümör veya kanser ortaya çıkabilir. Fakat kanser, sinsi(şikayet yapmayan) bir hastalık olduğu için özellikle 45 yaşından sonra HER erkeğin yılda bir kere rutin kontrol yaptırmasını önermekteyim. Özellikle ailesinde prostat kanseri bulunan kişiler çok daha dikkatli olmalıdır. Risk 7 kata kadar artabilmektedir. Rutin prostat kontrolü idrar tahlili, PSA (kanda prostat özgü antijen) ve parmakla muayene ile yapılmaktadır. Gerekli durumlarda ultrasonografi, kan tahlili ve işeme testleri de eklenebilir. Tabii bu kontrol bu konuda uzman bir hekim tarafından yapılmalıdır.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text]

Prostat biyopsisi yaptırmalı mıyım?

Prostat kontrollerinde yapılan PSA(kan tahlili) yüksekliği ve/veya muayenede anormallik nedeni ile hastalara prostat biyopsisi önerilebilir.  Buradaki amaç kanser olup olmadığının tespitidir. Bununla birlikte PSA yüksekliği her zaman kanser anlamına gelmez. Hatta çoğunlukla kanser dışı sebepleri gösterir.

PSA aralığına göre kanser olma ihtimalleri:

PSA 2,5-4 ng/ml:  %20 kanser, %80 enfeksiyon, prostat büyümesi vs.

PSA 4-10 ng/ml: %25-30, %70-75 enfeksiyon, prostat büyümesi vs.

PSA >10 ng/ml: %40-50, %50-60 enfeksiyon, prostat büyümesi vs.

Görüldüğü gibi PSA yüksekliği aslında çoğu hastada kanseri göstermez. Bu nedenle biyopsi kararı çok dikkatle alınmalıdır. PSA dışı başka parametreler(serbest PSA, PSA hızı, prostat hacmi vb.) göz önünde bulundurulmalıdır.  Tüm bunları ise bu konuda uzman bir hekimin gözetiminde yapmak gerekmektedir.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text]

Prostat biyopsisi nasıl olmalı?

Prostat kanseri tanısında kullanılan prostat biyopsisi günümüzde sıklıkla yapılmaktadır.  İdrardan ve meniden kan gelmesi, enfeksiyon ve sepsis gibi çok ciddi yan etkileri olan bu işlem çok dikkatli yapılmalıdır. Peki ideal biyopsi nasıl olmalıdır?

1.Lokal anestezi ile yapılabilmek ile beraber, sedasyon-narkoz ile yapılması ağrı ve psikolojik algı ile ilgili olarak önerilebilir

2.Prostattan ultrasonografi eşliğinde en az 10-12 kor(parça) yapılmalı, prostat büyüklüğüne göre bu sayı arttırılmadır.

3.Rektal(makattan) yapılan bir işlem olduğu için hijyen kurallarına çok dikkat edilmelidir.

4.Patolojik değerlendirme için bu konuda uzmanlaşmış bir hekimin olduğu bir merkezde yapılmalıdır

5.Hasta işlemin olası sonuçları ve hazırlığı konusunda bilgilendirilmelidir

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text]

7 Soruda Prostat

1-Prostat nasıl bir organdır, nerede bulunur, işlevi nedir?
Prostat, mesane çıkışında bulunan ve üreme ve sperm olgunlaşması ile ilgili görevleri olan bir organdır. Normalde bir ceviz büyüklüğünde olmakla beraber 40lı yaşlarda büyüyerek bir mandalina hatta portakal büyüklüğüne ulaşabilir. İdrar yolu tam ortasından geçtiği için sıklıkla gece idrara çıkma, sık sık idrara çıkma, idrarda yanma, tam boşaltamama gibi idrar yakınmalarına sebep olabilir.

2-Prostatta en sık görülen hastalıklar nelerdir? Bu hastalıklarla ilgili kısa bilgiler rica edebilir miyiz?
Prostatın en sık görülen hastalıkları BPH(iyi huylu prostat büyümesi), Prostat kanseri, Prostatit(prostat iltihabı) dır. Bu üç hastalık da gece idrara çıkma, sık sık idrara çıkma, idrarda yanma, tam boşaltamama gibi idrar yakınmalarına neden olabilir. Nadiren ejekulasyon-boşalma problemleri veya kanama yapabilir. BPH(iyi huylu prostat büyümesi), Prostat kanseri, 40 yaş üstü grupta görülürken, prostatit daha genç erkeklerin hastalığıdır.

3-Prostat kanseri ve iyi huylu prostat büyümesinin farkları nelerdir?
BPH(iyi huylu prostat büyümesi) yaşla beraber her erkekte olan bir durumdur. Prostatın iç kısmındaki idrar kanalına(üretra) uzanırsa idrar yapmakta zorlanma yapar ve halk arasında bilinen prostat yakınmalarına sebep olur.
Prostat kanseri ise çoğunlukla prostatın kabuk kısmından kaynaklandığı için sinsidir. İyi huylu prostat büyümesi gibi şikayetlere neden olmayabilir. Bu nedenle 40 yaşından sonra her yıl checkup yaptırmak gereklidir. Erken teşhis konulmazsa ölümcül olabilmektedir. Özellikle ailesinde prostat kanseri bulunan kişiler çok daha dikkatli olmalıdır. Risk 7 kata kadar artabilmektedir.

4-Kişide prostat hastalığı olduğunu gösteren belli başlı belirtiler nelerdir?
Gece idrara çıkma, sık sık idrara çıkma, idrarda yanma, tam boşaltamama ve içeride idrar kalmış hissi, çatallı işeme, ağrılı/kanamalı ejekulasyon-meni boşalması başlıca yakınmalar olabilir. Fakat özellikle prostat kanseri hiç şikayet yapmayabilir. Bu noktada yıllık rutin kontrol çok önemlidir.

5-Prostat hastalıkları nasıl teşhis edilir?
Rutin prostat kontrolü idrar tahlili, PSA(kanda prostat özgü antijen) ve parmakla muayene ile yapılmaktadır. Gerekli durumlarda ultrasonografi, kan tahlili ve işeme testleri de eklenebilir. Tabii bu kontrol bu konuda uzman bir hekim tarafından yapılmalıdır. Son yıllarda gelişen kanser tarama teknikleri de uzman bir hekim tarafından uygulanmalı ve prostat kanseri erken tanısı sağlanmalıdır.

6-Greenlight hangi prostat hastalıklarının tedavisinde kullanılır? Bu tedavilerin etki etme mekanizması nasıldır?
İyi huylu prostat büyümesi(BPH) tedavisinde son yıllarda Greenlight(yeşil ışık) lazer tedavisi klasik tedavilere(Açık ve kapalı ameliyat) ciddi bir alternatif olmaktadır. Prostatı buharlaştırarak ortadan kaldıran Greenlight(yeşil ışık) lazer tedavisi, hastanede kısa kalma süresi, daha çabuk iyileşme ve daha az sondalı kalma gibi bir çok avantaj sunan lazer tedavilerinin etkinlikleri son yıllardaki teknolojik gelişmelere paralel artmaktadır. Son bir yılda Greenlight®(Yeşil ışık) 180 Watt yöntemi ile özellikle çok büyük prostatlarda da (100 gram ve üstü)açık ameliyata gerek olmadan başarılı bir tedavi uygulanabilmektedir. Hem hastanede kısa kalınmakta hem de bir haftaya yakın sonda kullanmak yerine sadece 1 gün sonda ile sosyal hayata dönüşte ciddi artıları bulunmaktadır.  Ayrıca, bu yöntemler bu konuda uzman bir hekim tarafından uygulanırsa cinsel yaşam ve idrar kaçırma riski de bulunmamaktadır. Tabii ki doğru hasta seçimi ve ameliyat öncesi ve sonrası bakım bu tedavinin en önemli kısmıdır.

7-Klasik cerrahi yöntemlerle, greenlight tedavisinin; genel tedavide oranı nedir? Hangi hastalarda hangi yöntemler kullanılır? Greenlight tedavisi her hastada başarılı olur mu? Seçilmiş vakalarda mı kullanılır?
Klasik cerrahilerin kullanıldığı hemen her hastada Greenlight®(Yeşil ışık) 180 Watt yöntemi kullanılabilir. Greenlight®(Yeşil ışık) 180 Watt yöntemi ile özellikle çok büyük prostatlarda da (100 gram ve üstü)açık ameliyata gerek olmadan başarılı bir tedavi uygulanabilmektedir. Fakat özellikle prostat biyopsisi yapılması şart olan durumlarda çok dikkatli olunmalı ve uygun yöntemle tedavi uygulanmalıdır.

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]