PROSTATİT

Tarafından gönderildi: saadettineskicorapci Yorumlar: 0

Gençlerde prostat olmaz! Yanlış
Muayenehaneme hemen her gün idrar ve cinsel fonksiyon problemleri ile gelen 20-30lu yaşlarda 1-2 erkek olur. Bunların büyük bir kısmında prostatit denilen prostat bezi iltihabı teşhisi koyarım. Hastama prostat problemi olduklarını açıkladığımda ilk etapta bir şaşkınlık yaşarlar. Hatta bazıları benim teşhisime şüphe ile bakmış olabilirler. Zira gençlerde prostat olmaz gibi bir inanış var toplumda. Aslında durum gerçekte hiç de öyle değil. Gençlerde de prostat olur.

Prostat bir organdır ve anne karnından itibaren HER ERKEKTE bulunur. Ergenlik öncesi erkek çocuklarda prostat bezi fonksiyonuzdur ve 3-6 gr kadar olup çok küçüktür. Ergenlik ile beraber erkeklik hormonlarının artması ile beraber prostat bezi büyür 20 gr ağrılığa ulaşır ve meni kesesi ile beraber meni sıvısı salgılamaya başlar. Bu sıvı, sperm hücrelerini kadın üreme kanallarına doğru yol alırken korumak için üretilmektedir. 40lı yaşların ortasına kadar aynı büyüklükte kalan prostat sonrasında tekrar büyümeye başlar. Genç yaşlarda en sık görülen problem prostatit denilen prostat bezi iltihabıdır. Bu yaşlarda iyi huylu prostat büyümesi(BPH) ve kanser çok çok nadir görülür. Gençlerde prostata bağlı hastalıklar görülebilir. Tümörleri çok nadir olmakla beraber prostatit dediğimiz prostatın iltihaplı hastalıkları sıklıkla görülür. Prostatit tedavisi çok zor bir hastalıktır. Dört ayrı tipi mevcuttur. Her bir tipin tedavisi farklıdır. Uzun süren antibiyotik ve ilaç tedavileri gerekebilir. Tedavisinde prostat masajı kullanılabilir.

Prostatit-Genç prostatı
Geçenlerde muayenehaneme 32 yaşında bir hasta başvurdu. Şikayetini sorduğumda “gençlerde prostat olmaz ama internette arama yaptım şikayetlerim aynen prostat hastalıklarındakine benziyor, acaba prostat mı oldum” diye tanımladı. Gerçekte idrar zorlanmasını kast etmekle beraber gençlerde ileri yaştaki prostat büyümesinden çok farklı bir durum nedeni ile idrar zoru olur. Prostatit! Prostatit prostat organında olan enfeksiyon veya enflamasyon(ödem-iltihab) sonucu ağrı, idrar problemleri ve cinsellik ile ilgili problemler doğuran bir hastalıktır. Prostatit özellikle 40 yaş altı gençlerde en sık görülen prostat hastalığı olarak göze çarpmaktadır. Prostat beş ayrı tip olarak ortaya çıkabilir. Tip 1 Akut bakteriyel Prostatit en sık 50 yaş üstü kişilerde görülen ve acil bir durumdur ve genelde ateş ve hastanın genel durumunun bozulduğu bir tablo ile hastaneye başvururlar. Hastaneye yatış ve uzun süreli ve ciddi bir antibiyotik tedavisi gerekir. Tip 3 prostatit en sık görülen Prostatit şeklidir ve gençlerde görülür. Maalesef bu formun hem tanısı, hem de tedavisi zordur. Bu hastalar genelde idrar yolunda ve testisleri ve hatta makata ve bacağa vuran ağrı ile doktora başvururlar. Başvuru anında sıklıkla idrar yakınmaları da olur.

Prostatit olduğunuzu nasıl anlarsınız? Şikayetler neler olabilir?
Sizde, idrar yolunda, bacağa, kalçaya, makata veya testislere vuran ağrı, sık idrara gitme, gece idrara kalkma, idrar yaparken yanma, boşalma sonrası yanma, erken boşalma ve psikolojik stres şikayetlerinden bir veya birkaçı varsa Prostatit olabilirsiniz! Dikkat!

Yapılan kan PSA testinde yükseklik olabilir. Merak etmeyin kanser değilsiniz yüksek ihtimal enfeksiyona bağlı yüksekliktir bu. Ayrıca ereksiyon kalitesinde bozulma bazı hastalarda görülebilir. En çok görülen bulgulardan biri, daha önce olmayan bir erken boşalma başlamasıdır. Teşhis için bir tahlil veya film çoğunlukla çok yardımcı olmaz o nedenle muayene çok önemlidir. Gerekli durumlarda parmakla inceleme yani prostat muayenesi önerebilirim.

Prostat masajı
Prostatta muayene sırasında bir ödem veya iltihap saptanırsa prostat masajı ile boşaltma uygun olacaktır. Bu muayene hastalar tarafından çok tercih edilmemekle birlikte, özellikle tedavide başarısız olmuş hastalarda ciddi faydalar sağlayabilir. Zira prostat ilaç tedavisine hızlı cevap veren bir organ değildir. Bunun sebebi prostat kan arasında olan bir bariyerdir. Bu bariyer prostatı korumakla görevlidir. Normal işleyişte önemli olan bu koruma, tedavide kullanılan ilaçların da prostata girişini engellemektedir. Buna bağlı olarak prostat iltihabı için tedavide kullanılan ilaçlar hem çok daha yüksek ve uzun süreli dozlarda kullanılmak zorunda olmaktadır. Ayrıca antibiyotikleri ne kadar yüksek doz verseniz de tedavide yetersiz kalmaktadırlar. Dolayısıyla antibiyotiklere ek olarak prostat masajı uygun hastada başarılı bir tedavi yöntemi olabilir. Tedavi sonrası özellikle beslenme önerileri ve bitkisel destekler kullanılabilir. Dirençli vakalarda enfeksiyon hastalıkları bölümü ile beraber hastayı takip etmek tercih ettiğim yoldur. Bu hastalarda ağızdan alınan haplar yetersiz olduğundan iğne ile kas içine veya serum ile damar içine antibiyotik tedavileri gerekecektir.
Gerçekte Prostatit şüphesi olan bir kişide kanda PSA bakmak uygun değildir. Doğru yöntem prostatit tedavisi sonrası kan testini yapmaktır. Ama bir şekilde Prostatit şüphesi olan bir kişide PSA bakıldı ve yüksek ise hastanın kanserle ilgili endişeleri olabilir. Hastaya bu durumun çok yüksek bir ihtimalle enfeksiyona bağlı olduğunu ve kanserin söz konusu olmadığını anlatmak ve doğru takip protokolünü çizmek çok önemlidir. Zira Prostatit geçiren hemen her hastanın kan PSA seviyesi yükselir ve bu yüksekliğin kanserle ilgisi yoktur.

Prostatit uzun dönemde kısırlık yapar mı?
Çoğu prostatit hastasında kısırlık görülmez. Nadiren idrar ve spermin geçtiği kanallarda nedbe dokusu yaratarak darlığa sebep olabilir, bu da zaman içinde kısırlık yaratabilir. Bu durum tekrar belirtmek gerekirse çok nadir olmakla beraber ciddiye alınması gerekir. Özellikle gecikmiş, apse gelişen ve ciddi prostatit vakalarında uzun dönemde kısırlık sorunu görülebilir.

Prostatit uzun dönemde prostat kanserine yol açar mı?
Özellikle kronik prostatit hastalarında prostat kanserine yatkınlık olabileceğine dair endişeler sıklıkla görülmektedir. Dünya çapında yapılmış bir çok çalışma bu konuyu araştırmış ve Prostatit ile prostat kanseri arasında herhangi bir ilişki bulamamışlardır. Net bir sonuç bulunamamasına rağmen şahsen ben hastalarıma özellikle 45 yaşından sonra prostat kontrollerini aksatmamalarını özellikle vurgulamaktayım.

Prostatit ile cinsel yol ile bulaşan(bel soğukluğu vb) hastalıkların ilişkisi var mıdır?
Özellikle cinsellik yoluyla bulaşan hastalıkların yüksek olduğu bölgelerde Prostatit oranlarının daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Kronik Prostatit ile cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında net bir ilişki saptanamasa da bir miktar arttırdığı yolunda şüpheler mevcuttur. Özellikle prostatitten korunmak için hastalarıma cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korumalarını ve dikkatli öneririm.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.