Prostat kanseri tedavisi nasıl olmalı? Robotik cerrahi (radikal prostatektomi) ne avantaj sağlar? Prostat kanserinde Ameliyatsız tedavi mümkün mü? 

Tarafından gönderildi: saadettineskicorapci Yorumlar: 0

Robotik cerrahi, radikal prostatektomi

Robotik radikal prostatektomi, kanserli prostat bezini ve onu çevreleyen dokuların bir kısmını çıkarmak için minimal invaziv bir ameliyattır. Prostatı büyük bir kesi yerine birkaç küçük kesiden çıkarmak için son teknoloji robotik cerrahi sistemi kullanıyoruz.

Faydaları:

  • Robotik prostat cerrahisi son derece hassastır ve geleneksel (açık) prostat cerrahisine göre çeşitli avantajlar sunar.
  • Daha küçük kesikler
  • Daha kısa hastanede kalış
  • Daha az ağrı
  • Daha az enfeksiyon riski
  • Daha az kan kaybı ve transfüzyon
  • Daha az yara izi
  • Daha hızlı iyileşme
  • Daha başarılı sinir koruyucu teknik

Ayrıca robotik prostat cerrahisinde geçici kateter çok daha kısa süre yerinde kalır (iki hafta yerine 5-7 gün) ve robotik prostat cerrahisi prosedürünü takiben idrar kaçırma (üriner inkontinans) ve ereksiyon pronlemleri (iktidarsızlık) riski deneyimli ellerde gayet azdır.

Robotik Cerrahi

(Robot Yardımlı laparoskopik radikal prostatektomi Minimal İnvaziv Cerrahi):

Enstrümanlar ve operasyon bölgesinin 3D HD gerçek görüntüsünü cerrah konsoluna ileten kamera küçük kesilerden hastanın ameliyat bölgesine gönderilir. Cerrah, ameliyat odasında bulunan konsoldan 540 derece dönebilme özelliği olan bu enstrümanları kontrol ederek çok dar alanlarda insan elinin yapamayacağı manevralarla operasyonu gerçekleştirir.

Robotik cerrahinin prostat kanseri ameliyatına kattığı en büyük avantaj çok dar alanlarda enstrümanların özgürce hareket ettirilebilmesidir. Prostat sadece erkeklerde bulunur ve erkeklerin pelvik bölgesi kadınlara oranla çok daha dardır. Ameliyat süresince prostat mesaneden ve üretradan ayrılır ve mesane üretraya yaklaştırılarak birleştirilir. Böylece idrar yolu yeniden sağlanmış olur. Sinirlerin korunmasına yardımcı olan bu yöntem ameliyat sonrası idrar kaçırma ve cinsel yetersizlik risklerini minimuma indirir. Ayrıca ameliyatta açılan kesilerin küçük olması ameliyat sonrasında hastanın günlük yaşantısına daha hızlı dönmesini sağlar.

Erken evre prostat kanserinde tedavide en önemli etken doktorun deneyimi!

Erken evre prostat kanserinde hangi tedaviler uygulanabilir? Aktif izlem, ameliyat: radikal prostatektomi(açık, laparoskopik veya robotik), radyoterapi(ışın tedavisi) ve brakiterapİ, deneysel tedaviler (kryoterapi, hifu) alternatifler arasındadır. Bu tedaviler arasında kanser kontrolü açısından en başarılısı ameliyattır. bununla birlikte iyi merkezlerde  %5 lere varan idrar kaçırma riski vardır. cinsel fonksiyonların bozulması ise sinirlerin korunmasına rağmen %30-50 arasında görülmektedir. Ameliyat teknikleri gelişen teknolojiye paralel son yıllarda robotik cerrahi ile yapılmaktadır. Robotik cerrahi ameliyat izinin küçük olması, kanamanın az olması, sinir koruyucu tekniğin daha etkili uygulanabilmesi, sonda süresinin kısa olması ve iyileşmenin daha hızlı ve ağrısız olması nedeni ile son yıllarda sıklıkla tercih edilmektedir.

Sonuç olarak; prostat kanserinde başarılı tedavi alternatifleri mevcuttur. tümörsüz, uzun ve sağlıklı bir hayat mümkündür. En önemli nokta hastaya özgü  bir tedavinin deneyimli bir merkezde ve deneyimli bir hekim ile yapılmasıdır.

Prostat kanserinde hiçbir şey yapmadan sadece izleyerek tedavi mümkün! 

Aktif izlem ne demek? Yukarıda bahsettiğim hastam “aktif izlem”in tam olarak ne olduğunu sorduğunda, ameliyat veya radyoterapi(ışın tedavisi) gibi tedavileri yapmadan “sadece izlemek” olduğunu anlattım. Hastamız tabii ki çok şaşırdı ve bu durumun ne anlama geldiğini sordu. Benim cevabım ise basitti. “Bazı prostat kanserleri o kadar yavaş ilerler ki sizinle beraber yaşar ve sizinle ölür. Size zarar verecek kadar hızlı gitmez. Bu hastamızdaki kanserin o tarz bir kanser olması nedeni ile aktif izlem iyi bir seçenek. Tabii takiplerde tahminimizden daha fazla hızlanır ve zarar verecek boyuta gelirse ameliyat ile prostatı çıkarmam gerekebilir. Bu haber tabii ki güzel bir haber! Düşünsenize “acaba yaşayabilecek miyim?” diye kendinize sorarak geldiğiniz doktordan “sadece izleyeceğiz” diye bir öneri duyuyorsunuz. Burumda,  bundan daha güzel bir haber olmaz herhalde! Aktif izlemin mantığı hasta tarafından hemen anlaşılmasa da zamanla idrak edildikçe çok güzel bir noktaya gelir. Tabii burada önemli olan doğru teşhis ve mesleki deneyim ile aktif izleme uygun kanseri ve bu sürece uyum sağlayacak hastayı saptamak ve buna göre tedaviyi devam ettirmek. O da bizim işimiz tabii ki. 

Düşmanla uyumak… (Aktif izlem) Prostat kanseri hücreleri vücudumuzdaki Truva atı mı?

Burada bahsettiğim 1991 yapımı ve Julia Roberts’in oynadığı Amerikan yapımı “Sleeping with the enemy” adlı sinema filmi değil tabii ki. Prostat kanseri nedeni ile aktif izlem yaptığım hastaların kanser nedeni ile hislerinin tanımlama şeklinden bahsediyorum. Zira aktif izlem yapılan hastanın prostat organı ve içindeki kanser hücreleri hasta ile beraber yaşamaya devam eder. Bir bakıma hiçbir tedavi almaz. Hasta kanser hücrelerinin vücudunda durmasına kafayı takıp stres ve panik yaparsa düşmanla beraber yaşadığını düşünebilir. Bir nevi meşhur “Truva atı” hikayesindeki gibi, içeriden sinsice saldırıp vücuduna zarar verebileceğini hissedebilir. İşte tam bu nokta da ben kendi adıma, hastamın tüm bu endişelerini göz önüne alarak tedaviyi planlarım. Aktif izlem seçeneğine, hastanın muayene bulguları, kan değerleri, patoloji sonucu ve filmlerine bakıp ve en önemlisi hastanın sosyokültürel yapısı ve beklentilerini anlayarak karar veririm. Yani bir hekim olarak benim için en önemli nokta, hasta ile beraber en doğru kararı vermektir. Zira aktif izlem uygun olmayan kişilere ve yanlış hastaya uygulanırsa sonuçları çok vahim olabilir! Mesela anksiyete gibi panik bozukluğu olan kişilerde prostat kanseri ile beraber yaşamak anlamına gelen “aktif izlem” seçeneği çoğunlukla başarısız olur ve hasta bu sefer panikten yaşayamaz ve kanserin zarar vereceği korkusu kanserin etkilerinden daha zararlı bir noktaya gelebilir. Bu tarz hastalarım ile konuşur ve gerekirse  ameliyat gibi diğer seçeneklere yönelmenin daha doğru olacağını anlatırım.

Prostat eşittir Cinsel problemler mi demek? Prostat hastalıklarının cinsellikle ilgili problemler yaratmasının altında yatan mekanizma nedir?

Prostat denilince halk arasında hemen cinsellik ile ilgili bir problem ve özellikle ereksiyon problemleri akla gelmektedir. Aslında çoğu prostat hastasında böyle bir sorun olmamakla beraber bazı durumlarda prostat ve ilgili durumları veya yapılan prostat ameliyatları ereksiyon problemlerine sebep olabilir. Bunun esas  nedeni prostat ile penisin sinirlerinin anatomik olarak çok iç içe olmasıdır. Hatta öyle ki penisin sinirleri(nörovasküler demet) prostatın en dış zarının içinden  geçer ve hatta  prostat içine  küçük dallar verir.

Penisin sinirleri prostatta bu kadar yakınken prostatın hastalıklarından ve tedavilerinden etkilenmemesi mümkün değildir.  Denizin sinirleri etkilendiği zaman ereksiyonla ilgili problemler ortaya çıkabilir.  Özellikle prostat kanseri prostat dış zarına yaklaştığı zaman bu tip bir ereksiyon problemi yaratabilir.  Prostat kanseri için yapılan ameliyatlar özellikle radikal prostatektomi  sırasında penisin sinirleri %70 hastada etkilenir ve ereksiyon problemleri ortaya çıkar. 30 yıldan fazla süredir çok başarılı bir kanser tedavisi olarak kullanılan radikal prostatektomi ameliyatı 20 yıla yakın süredir sinir koruyucu yöntemler ile yapılmaktadır. 10 yıldan fazla süredir de laparoskopik ve robotik cerrahi yöntemler ile sinir koruyucu yöntemler geliştirilmiştir. tüm bu gelişmelere rağmen sinir koruyucu yöntemler ereksiyon kaybını önlemede istenilen noktada değildir. En son teknolojiyle ve en iyi sinir koruyucu yöntem ile yapılan bir radikal prostatektomide bile ereksiyon korunma oranı %80 civarında kalmaktadır. 

Prostat ve penisin  sinirlerinin  bu kadar yakın olması radyoterapi tedavisinde de ciddi ereksiyon problemleri yaratabilir. Zira radyasyon verilen bölgede ereksiyon sinirleri de  etkilenmektedir. 

Prostat kanseri ameliyatı olmuş kişilerin çocuğu olmaz(mı)!

Prostat kanserli bir hastada 30 yıldan fazla süredir uygulanan Radikal prostatektomi ameliyatı kanser tedavisinde 100’de 90 lar seviyesinde ciddi bir başarı göstermektedir. Bununla beraber ameliyat sonrası kanser kür olduktan sonra  hastaların en büyük derdi cinsel fonksiyon bozuklukları olmaktadır. Kuru orgazm yani ejekülasyon kaybı, prostat kanseri nedeni ile ameliyat yapılan kişilerde olur. Çocuk sahibi olmak isteyen hastalar ameliyat sonrası normal yoldan çocuk yapamayacakları konusunda  uyarılmalıdır. Eğer kişinin ameliyat sonrası çocuk yapma planı varsa iki yol önerilebilir. Birinci tercihde, sperm dondurma konusunda özelleşmiş  laboratuvarlarda hastanın spermi ameliyat sonrası tüp bebek(IVF)  veya aşılama(IUI) saklanabilir.  İkinci tercihte, ameliyat sonrası testisten direk sperm alarak da çocuk yapabilir. 

Ameliyat edilirse prostat kanseri vücuda yayılır! Yanlış

Bu inanış çok da doğru değildir. Prostat kanseri ameliyatı dünyada en sık yapılan kanser ameliyatlarından bir tanesidir. 30 yıldan daha uzun bir süredir yapılan bu ameliyat en güvenli kanser ameliyatlarından biridir. Ameliyat sırasında en önemli faktör cerrahın deneyimdir. Cerrahi deneyimi 500 vakanın üstünde olan doktorlarda cerrahi sınır pozitifliği yani geride tümör bırakma riski daha düşük olarak saptanmıştır. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.